Neden Süt Ürünleri Tüketmeliyiz
Malatya Haber

BİR BARDAK SÜT = SAĞLIK

Süt, Süt Ürünleri ve Sağlık
İnsanoğlunun yaşamında beş bin yıldan beri yer alan süt, yaşam mucizesi olarak da adlandırılabilecek bir besin grubumuz. Süt, içerdiği kalsiyum ve vitaminlerle birçok hastalığı önler, hatta tedavi eder. Sağlık açısından yeterli miktarda süt tüketilmesi gerekmektedir. Kanser düşmanı olarak da adlandırılan süt, özellikle bağırsak kanserini önlemeye yardımcı olur. Sütte bulunan kalsiyum, bağırsaklardaki kansere yol açabilen fazla asitleri yok ederek sindirim sisteminin sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlamaktadır. Dünyanın en sağlıklı içeceği süt, insanların doğumlarından itibaren ilk aldıkları besindir. İlk günlerinde annelerinin sütüyle beslenen bebeklere, daha sonraları hem anne sütü hem de hayvani sütler verilir.

Sütün Faydaları


  • Kemik erimesini önler, sütte bulunan fosfor kemik oluşumunda önemli rol oynar.
  • Laktoz enerji sağlarken galaktoz beyin ve sinir dokularının oluşumunda rol oynar. Süt yağındaki fosfolipitler, beyin ve sinir hücrelerinin hayati önem taşıyan kısımlarını oluşturur.
  • Mikrobik enfeksiyonlara karşı etkilidir. İshali tedavi eder.
  • Büyüme ve gelişmeyi sağlar. Saç ve tırnakların oluşumunda büyük rol oynar.
  • Özellikle zeka gelişimde etkili olan, deri ve göz sağlığında gerekli B2 (rb oflavin) vitamini için süt en iyi kaynaktır.
  • Mide rahatsızlıklarını giderir, sindirim sistemini düzene sokar ve ülseri önler.
  • Beyine enerji verir.
  • Diş çürüklerini önler.
  • Kronik bronşiti önler.
  • Kanserin önlenmesine yardımcı olur.
  • Tansiyonu düşürür.
  • Vücutta ödem yapan şeylerin toplanmasını önler.
  • Bağırsaklarda işlenmeyen mikroorganizmaların gelişimini engeller ve tipik bağırsak florasını geliştirici etki yapar.
  • Hastalıklara karşı direnci artırır.

Sağlam Kemikler İçin: Süt, Yoğurt ve Peynir

Kalsiyum ve D vitamini, kemik dokusunun zarar görmesi sonucu oluşan 'osteoporoz'un oluşumunu engelliyor. Alkol ve kafeinin fazlası ise çok zararlıdır. Osteoporoz düşük kemik kitlesi ve kemik dokusunun zarar görmesi sonucu gelişen bir rahatsızlıktır. Kırıklar artıyor ve kemik sağlığı bozuluyor. Önemli bir halk sağlığı sorunu olan osteoporozun Dünya Sağlık Örgütü (WHO) verilerine göre menopoz sonrası kadınlar arasındaki görülme sıklığı ise yüzde 30. İngiltere'de ulusal düzeyde yapılan araştırmalarda her 4 kadından birinin düşük kemik yoğunluğuna sahip olduğu ve bu kadınların aşikar olarak osteoporoza bağlı kırıklara meyilli oldukları saptanmıştır. 

Osteoporoz sıklığı Hollanda'da, 45 yaş üstü erkeklerde 1/3, 60-80 yaş arası kadınlarda 1/4, 80 yaş üstü kadınlarda ise 1/2 olarak belirtilmiştir. Batı toplumlarında osteoporoz sıklığının bu kadar yüksek oluşu, genetik eğilim yanında yetersiz ve dengesiz beslenme ile fiziksel aktivitenin azlığı ile açıklanmaktadır. Osteoporozdan korunmanın genel ilkesi ise şudur: Çocukluk ve ergenlik döneminde kemik yoğunluğunu mümkün olan en yüksek düzeye çıkarmak. Ayrıca yaşamın ileri dönemlerindeki kemik kaybını azaltmak... Kalsiyum başta olmak üzere D vitamini, protein, sodyum, kafein ve alkol gibi beslenmeye ilişkin öğelerin osteoporozun oluşumunda etkili oldukları bilinmektedir. Bu öğelerin osteoporozun oluşumundaki etki mekanizmalarını sizler için araştırdım.

Kalsiyumu ihmal etmeyin. Yetersiz kalsiyum alımından en çok ergenler ve yaşlılar zarar görür. Ergenlik dönemi kemik sağlığı açısından en önemli ve kritik dönemlerden biridir. Çünkü bu dönemde alınan yeterli kalsiyum ile kemik kitlesi maksimum düzeyine ulaşabilmekte, erişkinlik döneminde kemik kitlesi korunabilmekte ve menopoz sonrası dönemde ise kemik dokusunun kaybı yavaşlatılabilmektedir. Yapılan çalışmalar, kalsiyum eksikliğinin ancak 20 yaşına kadar giderilebileceğini, bundan sonra alınan kalsiyumun sadece kemik hacminin korunmasına yardımcı olacağını ortaya koymuştur. Bu saptamalarla ergenlik döneminin önemi bir kez daha vurgulanmıştır. 

Amerika Besin Öneri Komitesi (RDA) bu gereksinimi 1300 mg/gün olarak tartışırken, bazı güncel çalışmalarda aynı gereksinim 1500 mg/gün olarak belirtilmektedir. Belirlenen seviyenin (1200-1500 mg/gün) altında kalsiyum tüketimi olan ergenler, yaşamın ileri dönemlerinde gereksinim duyacakları iskelet hacmine sahip olamayacaklardır. 1300 mg/gün kalsiyumu günde 1 su bardağı az yağlı süt, 1 su bardağı az yağlı yoğurt ve 2 kibrit kutusu sert peynir ile karşılayabilirler. Bunun dışında kılçıklı balık, badem, ceviz, koyu yeşil yapraklı sebzeler (ıspanak, roka, maydanoz, vs.), kuru baklagiller ve pekmez diyetin kalsiyum destekleyicileridir. Kalsiyum gereksinimi açısından menopoz sonrası dönem ayrı bir önem taşır. Amerika Ulusal Tıp Enstitüsü, 50 yaşın üstündeki kadınlar için kalsiyum gereksiniminin 800 mg/gün'den 1200 mg/gün'e çıkarılmasını önermiştir.

Copyright © 2011 - 2019  ASİL SÜT ÜRÜNLERİ GIDA TEKSTİL HAYV.TAŞ.SAN.TİC.LTD.ŞTİ

Web Yazılım & Tasarım Nazarweb